Yönetim, takım, Terim, Kerim ve Marcao

author

MÜSLÜM GÜLHAN

[email protected]

2021.08.20 04:00

Galatasaray’daki olayı genel bir değer biçme ve içerik içinde anlatmaya çalışacağım oysa; kahve kavgasından çıkıp olayları ve nedenleri daha iyi konumlandırabilelim.

Başta futbol, geleneksel şirket veya sivil toplum kuruluşlarından fazla bambaşka bir sosyal oluşuma sahiptir.

Bu sosyal oluşumun manâlı özelliği; birbirinden bambaşka sosyal konuma ve farklı dünya görüşlerine sahip insanları en gizli biçimde bir araya toplayabilen bir şemsiye olma özelliğini içerir. İşin tamamındaki çiğ madde ise farklı ve yabancı kültür kodlarına sahip karışık insandır.

Bu karışık yapıyı idare etmek ve buna yerinde ekip kurmanın da kendine tarafından iç dinamiklerine vardır.

Bu dinamiklerin başında, kulübün tarihsel hikâyesine ve bunun çerçevesinde şekillenmiş gelenekleri ve ilkeleri kavramak ve farkında olan olmak en belirleyici özelliktir.

Burası yönetim, teknik heyet ve sporcuları bağlayan esas noktadır.

Her futbol takımı toplum üstünde bir beklentiye açık olmakla beraber, kendi taraftarı üstünde de misyon etkisi vardır. Bunun temeli bu tarihsel bellektir. Bütün eylemlerin değişime açık olmasının yanına, tarihsel hikâye ile düzenli olması gerekir.

Yüz yıllık bir kulüp oyuncularının saha içindeki kavgasının dayanağı, kulübün tarihsel kurgusunun dıştan ayrı bir etkinin himayesinde saklı olması lüzum. Bu farklılık ya teknik direktörün tavır ve davranışındaki sorundur ya da takım içindeki saygınlık sorunudur.

Kulübün hayat şifrelerini taşıyan tarihsel hafıza, küresel oyun kodları sayesindeki değişimlerin etkisi dışarıda kalmayacak şekilde, kendini onarım dinamiklerine ve saygınlığa sahip olma zorunluluğunu taşır.

Kerem’i bağlayan nokta burası ve sanırım bu kimliğin haberdar zaten.

İşte bu kimlikle beraber, yıllar içindeki beklentiler şekillenir, değişimler sağlanır ve hedefler belirlenir.

Galatasaray’da takımı meydana getiren bileşenlerin, Burak Elmas ve yönetimin sorumlulukları etrafında, benzer kimlik ve amaç ile bu kimliği geliştirecek olan hedefleri oluşmasını sağlayacak tamlık içinde hareket etmeleri gerekir. Burada sözünü ettiğimiz kavram “kolektif bilinç’tir ve bu bilinç bireylerin çıkarları üzerindedir. Çoğul ve karmaşık bir yapının sürdürülebilir başarısı ve istikrarı ancak bu yolla sağlanır.

Takım prensipleri ve ekip felsefesi de bu bağlamda oluşur.

Bu prensipler doğruca, bu prensiplere yerinde ve bu karışık yapıyı yönetecek ve dengeleyecek donanımda bir teknik direktöre gereklilik vardır.

Içten teknik direktörün kişisel kimliği kulübü güçlendirir. Fakat bu kimlik işinin dışarıda kulübün marka gücünün önüne, üstüne çıkmaya çalışırsa artık kulüp açısından zayıflama başlar. Galatasaray’ı bekleyen risk burasıdır. Özellikle Burak Elmas’ın tercih stratejisi olarak Terim’i referans göstermesi bu açıdan içinde kırılmalar saklamaktadır. Eğer bir zıt döngü oluşursa, Terim görevi bıraktığında, geriye doğru belirli oranda güç kaybetmiş kulüp kalır.

Burası Fatih Terim’i bağlar…

“Takımın aklı, takımın bireylerinin aklının toplamından fazladır”

Takım ruhunun en anlaşılır izahı; karşılıklı bir amaç etrafında birleşmektir. Kişisel yeteneklerinin karşılıklı bir kavrama içinde birleştirerek başlıca hedefe ulaşmaya çalışırken, bu birleşimin paydaşlarının farklılıkları, idare ve teknik heyet tarafından doğru yönetilirse zenginlik olarak takıma yansır.

Takımı yaratıcı herkesin-Marcao dahil bunun ne anlayış geldiğini çok iyi bilmesi gerekir. Ekip olmak, bu bütünlüğü ve bunu karşılayan bütün değerlerin çalışan her kişi ve her bölüm tarafından benimsenerek, hiçbir şekilde buna zarar vermeyecek şekilde oluşur.

Bu nokta Marcao’yu bağlayan ana nedendir.

Metamorfoz yan ancak kanılmazdır, değişimin, bütünlüğü ortadan kaldıracak ya da ona hasar verecek unsurları içinde barındırmadan gerçekleşmesi gerekir. Yönetimin kulübü doğru yönetmesindeki en bariz etkisi; değişimi sağlarken popülist beklentilerden kaçınmasıdır.

Eğer futbol müşterek maksat etrafında bir tamlık oluşturuyorsa, o vakit yönetimin başlıca hedefi de bu bütünlüğün koordinasyonunun sağlamaktır. Aksi koşul sportif ve parasal başarısızlık olur.

Başarı için de en basit ölçek; yönetim, teknik heyet ve futbolcuların kendi koşulları içerisinde değerlendirileceği gibi, hiyerarşik (!) yapıdaki uyumun iç ve dış beklentileri karşılayacak bütünlüğe sahip olması gerekir.

Burası, özellikle hiyerarşik yapı ve disiplin de yönetimi bağlar…

Yorum yapın