Üvey evlatların 3 puanı

author

FIRAT TOPAL

[email protected]

2021.10.03 21:23

Üvey evlatların 3 puanı

Galatasaray son yıllarda hadiseli geçen Rizespor deplasmanında harika bir maç sonuyla 3 puan aldı ve 3-2 kazandı.

Futbolcuların kişisel olarak sevdigi takımlar vardır. Arkalarına tarihi de aldıklarında belli takımlarla oynadıkları maçlarda performanslarını da üst düzeye çıkarırlar. Büyük takımların golcüleri için bunun görece zayıf takımlar olması şart değildir. Mesela İspanya Ligi’nin üst seviye takımlarından Sevilla Messi’nin en sevdiği rakipti, onlara aleyhinde oynadığı 42 maçta 39 gol atmıştı. Bunları kuşkusuz Mbaye Diagne bağlantısını belirlemek için anlatıyorum. Diagne, Galatasaray’ın son 3 Rize deplasmanının 2’sinde sahaya çıkmasına karşın onlara 5 gol atmıştı ve Fatih Terim, kendisini yalnızca duraklama anlarında kullandı. Kendisinden bu sezon üstteki düzey bir performans alacaksa, olur ya de buna en yakın olacağı maç Rize deplasmanıydı ve öğretmen bu fırsatı es geçti. Kaderın cilvesi, önce basın önünde ad vererek eleştirdiği Mostafa Mohamed, sonradan da kişisel olarak Diagne’nin kendisi maça damga vurdular. Natürel ancak Diagne’nin golü fazla konuşulacak.

Hakem Ali Palabıyık’ın maç her tarafında kararlarında bir standartı tutturmadığını ve kötü bir yönetim gösterdiğini anlatmak olası. Lakin sarı-kırmızılıların golle başladığı bir maçta bu kadar kolay teslim olmasını bununla açıklayamayız. Bu Terim’in takımının kronik bir problemi ve az önce tedavi bulunmuş yok. Galatasaray, onun takımlarından beklemediğimiz şekilde gözde olmadığı maçlarda savunmaya dayalı bir planın sadece savunma tarafını oynayabilen bir takıma dönüştü. Bu maçlarda topu ayağına aldığında ani baskınlar üretmekte zorlanan takım, galip gelmek zorunda olduğu karşılaşmalarda da oldukça sıkıntı çekiyor. Terim’in ikinci yarıda fazla uzun süredir uygulanması halinde ne olacağını merak ettiğimiz, Halil ve Diagne/Mohamed ikilisinden birisini beraber oynatma formulüne erken başvurması da bir gelişme. Bunun, oyunu muhalif alana yıktığı maçlarda nasıl bir tesir yaptığını görmesi ve yalnızca maçların son bölümünde başvurmaması takım açısından olumlu olacaktır. Özellikle, topu kenarlardan ve göbekten taşıyabilen Halil’in bir açık/uzak forvet pozisyonunda oynadığı anlarda daha etkin olduğunu bir kere daha gördük.

Fatih Terim’in girdiği ve çıkmaz olan yolun sonu giderek yaklaşıyor, fakat kendisi olasılıkla tabelaları okumamakta ısrarlı ve bu trafik polisleri için hiç problem yok. Bu maç ona büyük bir ders olmalı, ders vermek yerine almaya başlayacak mı göreceğiz.

Yorum yapın