Rotasyon bir takım taktiği değildir

author

MÜSLÜM GÜLHAN

[email protected]

2021.09.24 09:38

Rotasyon: Bir birimde çalışanların zaman zaman veya düzenli olarak yer değiştirmeleridir.

Futbol takımlarının oluşum karakterindeki tarihsel derinliğin yanına, oynadıkları futbolun kurumsal bir sistem halinde veya teknik direktör eliyle bir sistem içinde oynatılması üzerinden bir taktiksel bütünlüğü oluşturulur.

Bu taktiksel kurgular her zaman olumlu-negatif eleştiriye açık olmakla beraber, bizim gibi kinci bölge ülkelerde, genelde skor üzerinden bir değerleme yapıldığı için bu sistemli kurgu tartışmaları öyle kaile alınmaz.

Haliyle, bizdeki taktiksel bütünlüğün karşılığı, azıcık de bilgiye dayalı yorum eksikliğinden dolayı yoktur seslenmek sanırım uygun bir saptama olur.

Peki de bir takımın taktiği olmadan veya bir sitem oluşturmadan, nasıl istikrar ve sürdürebilir başarıyı yakalayabilir ancak?

Sergen Yalçın’ın fazla artı birikimi olmamasına rağmen, sırf sitem üzerinden futbol antrenörlük prensiplerini oturtması, onu başarılı kılıp diğer meslektaşları içerisinden fazla çabuk öne çıkartmasının dayanağı budur.

İşte Şenol Güneş ve Fatih Terim?

Taktiksel prensipleri bir kenara koyarak, oyuncu kalitesi üzerinden sonuç almaya çalışmaları, onları bu dek büyük gidip gelen bir başarı ve başarısızlık grafiğin içine sokmaktadır.

İşin kolayı; para politikasının getirdiği hınç ile skora oynamak ve kısa zamanlı kazanımlar elde etmenin getirisi, maalesef futbol namına ve mesleki donanımlar adına etkisi olmamakla birlikte, yalnızca bireysel çıkar uğruna bir beklenti oluşmaktadır.

EURO 2020 Şampiyonasında ortaya meydana çıkan yeni oyunların taktiksel bütünlüğü, elimizde bu dek nitelikli ve Avrupa’nın en iyi liglerde oynayan lejyoner oyuncular olmalarına karşın, hüsrana uğramaktan kaçınamadığımızın gerçeği; teknik direktörün ekipman sorununda yatmaktadır. Bunu saklayacak durumda değil bundan böyle…

EURO 2020 Şampiyonasında da olduğu gibi, taktiksel bütünlüğe sahip olmayan ve oyunu oyuncu üzerinden tutturmaya çalışan takımın başındaki Şenol Güneş, hiçbir şey tutmayınca, çareyi oyuncu rotasyonu üzerinden bulmaya çalıştı. Bilinçli veya bilinçsiz ama ben o kadar bilinçli bir atak olduğunu sanmıyorum- bunu adeta ekip taktiği haline getirdi. Natürel ancak netice daha büyük hüsran oldu. Olmaması olası mü?

İşte aynı sorunu Türkiye’deki antrenörler de yaşamaktadır. Ki taktiksel prensipleri olan Sergen Yalçın dahil…

Sergen Yalçın’ın iki esas sorunu var: Birincisi; birincil 11 dışındaki oyuncuların performanslarındaki yeteneksizlik. İkincisi; Şampiyonlar Ligi ile ligi birincil kere bir arada yönetmenin sıkıntısını yaşamaktadır. Çünkü, her ikisinde de varisi olmak ve daimi olmak keza onun kariyeri için hem de Beşiktaş’ın çıkarları için çok manâlı. İstikrar uğruna ve başarı uğruna bu gelgitler onu başlarken bu rotasyon oyunu içine sıkıştırıp, taktiksel iradeyi kaybederek sıkıntıya soktu. Ve fazla patavatsız bir şekilde pozitif takılı kaldı bu duruma.

Geçen hafta Tele1’deki ‘Spor Arası’ programı ile Galatasaray-Alanya maçı aynı zaman dilimine geldiğinden, haliyle maçı seyretme olanağı olmadı. Program sonu sevgili Tolga Yanardağ ve sevgili Onnik Azinyan ile skor üzerinden konuşurken, Galatasaray’ın mağlup olması sonucunda ilk tepkim; ‘haftaya bütün kadro değişir’ olmuştu.

Çünkü, Terim fiilen bu rotasyon kurgusunu bir taktik haline getirerek, oyuncu üzerinden sonuç alma stratejisini bir rekabet haline getirip başaracağını sanmaktadır. Halbuki bunun büyük bir yanılgı olmasının yanında, rekabet kurgusunun alanı antrenman sahasıdır. Maç oyun alanıdır ve o antrenmanlardaki verdiklerinin uygulanacağı ya da veremediklerini göreceği yerdir. Lazio maçına rağmen buralara takılıp kalmakta…

Pereira için ise koşul daha öbür…

Üçlü savunma oyununda, üçlünün cilalı olması ile birlikte, diğer taktik bileşenlerini bir türlü oturtamaması onu da zorunlu arayış içinde rotasyona sokmaktadır. Özellikle, iki kenar oyuncuyu forvet orijinli seçmedeki ısrarı onu bu konuda uzun süre rotasyona tabi tutacağa benziyor.

Öteki kişisel mücadelesi fakat haklılık payı çok eksik olmasına karşın-Mesut üzerinden iktidar savaşında arayışının tutmaması ancak Mesut varken onun ayarında oyuncu bulmak çok baskı-haliyle rotasyon oyununa mahkûm kalmak zorundadır. İşte bu kısır döngü, ona bir taktiksel arayış olarak dönerken kaybeden de kendisi, Mesut ve Fenerbahçe olmakta.

Taktiksel tamlık ile oyuncu uyumu netice vermeye başladığında oyunu bozmak anlamsızlaşır.

Bu rotasyon işi önemli bir strateji olarak görünse de özünde iyi kullanılmadığı vakit stratejik bir hataya dönüşmektedir.

Yorum yapın