Ne şiş yandı ne kebap!

author

MÜSLÜM GÜLHAN

[email protected]

2021.09.12 22:59

Ne şiş yandı ne kebap!

Maç başlamadan ön inceleme yaparsak: Galatasaray’ın son üç yılda yapmış olduğu transferlerden almış olduğu verim tartışmaya açık olsa bile, yeni başladığı restorasyon süreci içerisindeki takım kurgusu, gençleşme özelliği üzerinden, daha pozitif topla oynayan oyuncu tercihleri ile öbür bir format beklentisini de ister istemez beraberinde getiriyor.

Trabzonspor ile aynı format oyun oynamaları maç açısından da basit gibi görünse de üstünlüğü belirleyecek olan, topa sahip olma, üçüncü alan taktiksel oyunu uygulayan ve kadro bütünlüğündeki oyuncu formatını iyi kullanan ekip avantajı kazanacağı açık.

Trabzonspor’un sahada 4-1-4-1 dizilişinin Galatasaray açısından avantajı genç kadro dinamiğiyle topa sahip olma oranını asgari yüzde 50-50 oranına getirdiği an oyunu kontrol edebilir, eğer üste çıkarırsa oyunu lehine çevirme şansına sahip olabilir. Çünkü yumuşak bir kadronun ki hele hele orta alanda Berkan’ın tek kalması ve çift ön libero oynayacak oyuncuların defansif özelliklerinden ve ikili mücadele kazanmalarından fazla, topla oynama becerilerinin öne çıkması Galatasaray için büyük dezavantaj yaratmaktı. Bu bölge sarı-kırmızılıların yumuşak karnı.

Maçın çözüleceği yer burası olacak.

Benzer şekilde Patent’ın ön libero olarak tek kalması da Galatasaray için fayda görünmekte. Fakat Galatasaray’ın geçiş oyunundaki taktiksel bütünlüğün daha oturmamış olması, orta bölge üstünlüğünün Trabzonspor’a geçmesine neden olabilir.

Trabzonspor’un ön beşlisindeki Hamsik, Bekasetas ve özellikle Nwakaeme, Trabzonspor için fazla özel olan bu oyuncuyla beraber maç içinde ağırlıklarını ayrıca oyun için keza de skor için fazla yüksek olarak hissettirecek oyuncular.

Galatasaray’ın kaleci ve defans kurgusundaki üstünlüğü maçı dengede tutmak için önemli menfaat. Fakat, Galatasaray’ın maçı alması ama, takım bütünlüğü sağlanarak oynanacak taktiksel geçiş oyunundaki başarısında olacak.

Eğer Galatasaray, Trabzonspor’un ön beşlisini kendi birinci bölgelerine-yani defans hatlarına iter ve çıkmalarına engel olacak baskıyı kurarsa, Trabzonspor’un en manâlı gücü olan atak oyuncularını kendi kalesinden 50-60 metre uzaktan tutmuş olur ancak-bunu 90 dakika içinde uzun süreli tutarsa; o mesafeyi kesintisiz koşmak zorunda kalacak olan, yaş olarak yüksek ve kabiliyet olarak üst oyuncuları oyundan düşürme şansı olabilir. O yüzden, oyunu ikinci bölgede tutup, sıkı savunma bölgesine baskı yapması topu faydalanma becerisi yüksek oyunculara geçişini engellemeli.

Tam tersi durumda, Trabzonspor’un üçüncü alan oyununa izin verir ve çıkmazsa, Trabzonspor’un maçı kazanma koşulları çok pozitif olur.

Galatasaray’ın maçı forse edeceği bölgeler kenar oyunları olacak. Bilhassa Van Aanholt, Yedlin ile İsmail, Peres eşleşmesindeki kenar oyuncuların birbirlerine aleyhinde üstünlükleri önlerindeki oyuncuların taktiksel ikili oyunları ile beraber belirleyici olacak. Ve Trabzonspor’un kenar ön oyuncuları Nwakaeme ile Ömür’ün oyun yeteneklerinin üstün olmasına karşın, defans devamlılıklarının düşüklüğü, Galatasaray’ın kenar oyuncuları Kerem ve Emre’nin oysa yüksek oyun temposu ile ikili oyun içinde fayda yakalayabilir.

Trabzonspor oyunu muhalif birinci bölgesine yığdığı lahza gol bulmaması mümkün değil. Fazla etkin olduğu yer forvet hattı olmasının yanında, çelimsiz olan sıkı savunma kurgusunu da öne çıkartarak kaleye mesafe koyup onların oyun içinde kalmasına neden olabilir.

Trabzonspor yediğinden fazla atmak zorunda. Roma’nın her iki maçında olduğu gibi-yüksek kalibreli takımlara atamazsa bu defans kurgusu yüzünden muhakkak gol yer.

Gelelim maça:

İlk 10 dakika içinde Galatasaray’ın Halil’in oynamasıyla beraber önde baskı kurarak Trabzonspor’un oyun kurmasına engel olmaya çalıştı.

Her iki takımın bilhassa Galatasaray’ın Savunma set oyununu ikinci bölgede tutmaya çalışması başlangıç olarak manâlı hamleydi. Çünkü, Trabzonspor’un birinci bölgeye geldiği her pozisyon içinde gol şaşını nakliye özelliğine sahip.

19. dakikadaki baskının kazandırdığı topun Trabzonspor’un en güçsüz halkası olan stoper Edgar le’nin de hatası golü getirdi.

İlk 30 dakika içinde Galatasaray deplasman takımı olmasına karşın istediğini oynayan ekip oldu. Bilhassa ön baskı ve ikinci alan savunma anlayışı maç avantajını Galatasaray lehine çevirdi.

32.dakikada İsmail’in pozisyon hatası Kerem ve bilhassa Halil’in maç başından beri ortaya koyduğu olumlu performansıyla beraber yaptığı asist Emre’nin ikinci golü atmasına niçin oldu.

36. dakikada İsmail ve Ömür’ün çıkmasıyla Yusuf ve Trondsen oyun girdi. Bu erken atak skor için avantaj görünse de Avcı için kadro oluşumundaki hatayı ve tartışmayı da beraberinde getirir. İlk 36 dakika içinde iki performans değişikliği teknik direktör zaaftır. Bu atak Avcı’nın maça iyi hazırlanmadığını gösterir. Avcının eğer bir A planı var-idiyse, bu şartların değişmesi o planının çöktüğü anlamına gelmektedir. Buradaki en acı olan ise, çıkardığı iki oyuncuyu oysa özellikle Ömür’ü seyirciye yem yapmasıydı. En azından oyuncularını koruma namına kendi hatasını telafisi için ilk yarının sonunu beklemeliydi.

41. dakikada birinci bölgede en etkin oyuncularından olan Bakasetas’ın topla buluşup fakat Berkay’ın o boşluğu kapaması gerekken asisti Cornellius için basit pozisyon ve gol oldu.

İlk 45 dakika için istediği oyunu ancak özellikle en büyük zaafı orta alandaki yumuşak yanı olmasına rağmen ikili üçlü sıkıştırmalar ile kapatmayı başaran Galatasaray, Trabzonspor’u fazla eksik birinci bölgeye sokmayı başarması skoru ve oyunu dengede tutuyor.

İlk sanki için Trabzonspor’da Berat ve Bakasetas ile Galatasaray’da Halil, Kerem, Emre ve Van Aanholt etkili isimlerdi.

İkinci sözde başlarken Galatasaray Babel ve Aytaç’ı Morutan ve Emre Kılıç ile değiştirirken, Terim, öncelikle Aytaç ile orta alanı kapatıp daha direnci desteklemek isterken ve Babel ile de topu önde tutup takımın önde kalmasını sağlamayı çalışacaktır. Natürel bu değişiklikler Galatasaray’ın azıcık daha geri de oyunu kabul etmesine niçin olabilir.

Özellikle Morutan’ı oyundan çıkartıp Aytaç’ı girmesi, topun Galatasaray’da kalmasına engel olacağı gibi, iyi performans gösteren Morutan’ın öz güveni bakımından olumsuz etkisi olabilecektir. Terim, Kasımpaşa maçında da İkinci yarının başında da yaptığı değişikle maçın berabere bitmesine neden olmuştu.

İkinci yarıda, Yedlin Nwakaeme eşleşmesinde Trabzonsporlu oyuncu ağırlığını adamakıllı ortaya koyup Yedlin’e karşısında pozisyon üstünlüğü sağladı ve Trabzonspor pozisyon bulgu avantajını bu bölgeden bulmaya çalıştı.

62.dakikada Nwakaeme’nin fazla yıprattığı sağ kanattan bu sefer Hamsik girerek Nwakaeme’ye golü attırdı.

Ve maç sonu…

Terim, iyi başladığı oyun taktiğini, yeniden kendi hamleleriyle etkisiz kılarak maçın berabere bitmesine niçin oldu ancak bu baskı bir deplasman için akla yatkın bir sonuç.

Avcı ise, iyi hazırlanmadığı maçta, kendi taktiksel oyun formatından ziyade oyuncu yetenekleri doğru maçın berabere bitmesiyle kuytu görüş sergiledi.

Her iki teknik direktörde kaybetmemek üzere taktik ile sahadan mutlu bölünmüş oldu.

Trabzonsporlu Patent ve Galatasaray’dan Halil’in performans gösterdiklerini bilhassa ayrıntıları ile belirtmek isterim. Çok iyilerdi…

Yorum yapın