Londra derbisi vesiyesiyle Thomas Tuchel

author

ZİYA ADNAN

[email protected]

2021.09.22 09:46

Tuchel, detaya tartma veren hocalardan, Mainz zamanlarında paslaşmayı ve hareketi ilerletmek için antrenman sahasının köşelerini kestiği, yersiz faulleri sınırlama getirmek için oyuncularını savunma idmanlarında tenis toplarıyla çalıştırdığı biliniyor.

29 Ağustos 1973’te Bavyera bölgesinin Krumbach kasabasında dünyaya gelmiş Thomas Tuchel, okul yıllarında merak salmış futbola ama hayalinde pilot olmak varmış. 1988’de 15 yaşına bastığı zamanlarda FC Augsburg akademisine kabul edilmiş, oysa takımla sahaya çıkma fırsatı bulamayınca 1992’de Almanya 2. Lig takımlarından Stuttgarter Kickers’in saflarına katılmış. 1992-93 sezonunda sekiz maçta forma giymiş, sert, disiplinli, kaybetmeyi sevmeyen bir savunma oyuncusu olduğunu dile getiriyor kariyerine dair söyleşilerinde. 1994-98 aralarında SSV Ulm takımında savunmanın ortasında tahsis yapmış fakat futbolculuk kariyeri 24 yaşına bastığı zamanlarda geçirdiği diz sakatlığı ardından son bulmuş. Teknik direktörlük macerası 2000’de VfB Stuttgart’ta genç takımında başlamış. O yıllarda takımda bulunan Mario Gómez ve Holger Badstuber’ın gelişimine muavin olmuş. 2004-05 sezonunda 19 yaş altı takımını çalıştırmış. 2005’te Augsburg’a dönmüş ve kulüp sportif direktörü Andreas Rettig, onu genç takım koordinatörlüğüne getirmiş. Üç yıl boyunca koordinatör olarak görev yaptıktan sonradan 2007-08 sezonunda FC Augsburg ‘A’ takımının hocalığına terfi etmiş. Takımın o sezon 18 takımlı ligde 4. sırayı alması tarihe düşen notlar. Sonrası müthiş bir yükseliş hikâyesi, 2009’da Mainz’in başına geçişi, kulübün kısıtlı bütçesine karşın birincil sezonunda takımın ligi 9. sırada tamamlaması… 2014’e dek kaldığı takımdaki verileri önemli, 182 maçta 72 galibiyet, 46 birliktelik ve 64 mağlubiyet ve yüzde 39,56’lık bir başarı yüzdesi. 2015’te Dortmund’dan ayrılan Klopp’un yerine gelişi, birincil sezonunda az kalsın kaçırdığı şampiyonluk, sezon sonunda takımın topladığı 78 puanın kulüp tarihinin en iyi ikinci derecesi, takımın Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale dek yükselişi… Detaya tartma veren hocalardan, Mainz zamanlarında paslaşmayı ve hareketi geliştirmek için antrenman sahasının köşelerini kestiği, boşboğaz faulleri sınırlama getirmek için oyuncularını savunma antrenmanlarında tenis toplarıyla çalıştırdığı biliniyor. bununla birlikte futbolcularının psikolojik unsurlarıyla da ilgileniyor. Mainz döneminde oyuncularını 30 sayfalık bir değerlendirmeyle sonuçlanan bir zihinsel teste bağlı tutmuş. O yılları anlattığı söyleşisinde “Football Hackers: The Science and Art of Data Revolution” kitabının yazarı Christophe Berman’a yalnızca antrenman içeriğini değil, oyuncularıyla irtibat kurma şeklini de kişiselleştirmek istediğini dile getiriyor…

Yazın bittiğini andıran yağmurlu Londra gününde Tuchel’in takımı Tottenham Hotspur deplasmanında 3-2-4-2-1 dizilişinde. Golcüleri Lukaku’nun arkasında Mount, Havertz ikilisi.

Ev sahibi Tottenham 4-3-3 dizilişinde, ileri uçta Lo Celso, Kane, Son üçlüsü. Maçtan önce 81 yaşında aramızdan ayrılan Tottenham Hotspur efsanesi Jimmy Greaves için alkışlarla hürmet duruşu, eski günlerin anısına. Tottenham’ın topa yüzde 51 oranında sahip olduğu, 6 gol denemesine rağmen karşı taraf kaleyi yalnızca bir kere bulduğu devre golsüz kapanıyor.

2. devrede Chelsea’de Mount’un yerine Kante sahada. 46’da savunmadan uzun topla çıkıyor konuk ekip, Alanso’nun sol çaprazdan volesini kornere çeliyor Tottenham kalesinde Lloris. 48’de öne geçiyorlar, sağdan Alonso’nun kornerinde kafayı vuran Silva, pozisyonda Alli’nin markaj hatası belirgin. O gol değiştiriyor maçın kaderini, 53’te Alonso’nun gollük vuruşunu çizgiden çıkartıyor Tottenham savunması. 56’da fark ikiye çıkıyor, Kante’nin cinayet sahası dışından yerden vuruşu Tottenham savunmasında Dier’a çarpıp köşeden ağlara gidiyor. 86’da Lukaku’nun vuruşu kalabalık savunmadan dönerken uzatma dakikalarında mutlak fırsattan yararlanamıyor Werner, yakın mesafeden vuruşunda Lloris’i geçemiyor. Dört dakika sonradan Rudiger’in vuruşuyla 3. golü bulan Chelsea Londra derbisinin kazananı oluyor. Tuchel’in takımı 5 maçta topladığı 13 puanla ligin zirvesinde, hocasından protez kulübesine değin kalite üstünlükleri bariz. Tottenham bütün iyi niyeti ve mücadelesine rağmen savunmanın merkezinde kırılgan, son iki maçta kalesinde altı gol fark etti. Maçtan sonra Tuchel, birincil yarıda istedikleri tempoyu yakalayamadıklarını, fena olmadıklarına, ama dinç Tottenham karşı olması gereken seviyeye ulaşmadıklarını, 2. devrede Kante’nin oyuna girişiyle ve takımın yükselen temposuyla birlikte bireysel yeteneklerin öne çıktığını dile getiriyor. Oynadıkları futbola bakarak, bu sezon şampiyonluğun favorilerinden, haftaya Manchester City’i ağırlayacaklar, fırsatınız varsa kaçırmayın derim.

Yorum yapın