Gökten inen liderlik

author

FIRAT TOPAL

[email protected]

2021.09.16 22:03

Gökten inen liderlik

Galatasaray, Avrupa Ligi’ndeki ilk grup maçında Lazio’yu kendi evinde 1-0 mağlup ederek, gruba lider başladı.

Fatih Terim’in muhtemelen son Galatasaray döneminde oynatmak ve servet ayrılmak istediği oyunun ne olabileceği ile ilgili bir kısım olumlu sinyaller aldık birincil 30 dakikada. Buna pas oyunu diyebilirsiniz, tatlı su tiki-takası diyebilirsiniz, kırmızı çizgisi Terim olanların bahsettiği gibi Terimball da diyebilirsiniz. Stoperlerin orta sahayı dikine geçecek paslarla topu üçüncü bölgeye aktarması, defansif orta saha oyuncularının bu trafikte yer almayıp daha fazla kaptırılan toplarda yaptıkları karşısında presle pasların yerini bulmadığı anlarda topu geri kazanması, özellikle iki kanatta rahat alandaki seri paslarla çizgiye inme ya da trafiğin ilk sıkıştığı anda, bek ve açık oyuncusunun demarke olabileceği anda ters kanata dönme. Bu planın bir gerekliliği diğer taraftan, şimdi takımda yetersiz olan, tamamlayıcısı var. Top kontrolü gelişmiş, pas kararlarını uygun bölge ve bunu seri yapan oyuncular ile bilhassa rakibin hazırlıksız yakalandığı anlarda kendi canice sahanızın önünden, muhalif kalenin önüne dek 5 saniye içinde 7-8 pas yapabilecek bir ağ kurmak. Ajax bunu 2018-19 sezonunda mükemmele yakın yapabildiği için tüm Avrupa’yı nerede ise önünde diz çöktürüyordu. Ama bu oyun kuvvet ve yüksek derecede oyuncu kalitesine alt bir oyun, nasıl Ajax gibi bir futbolcu fabrikası deha bunu sürdürülebilir hale getirmekte zorlanıyorsa, Galatasaray’ın da zorlanması oldukça muhtemel. Nitekim kadronuzda yukarıda saydığımız esas özelliklerde dayanıksızlık yaşamış 3-4 oyuncu olduğunda rakibinizin sizi teslim alması fazla uzun sürmüyor. Lazio, plana her ne kadar gereğinde fazla izin verse de, ilk 45 dakikanın son bölümünde Morutan ve Kerem’i çizgiye iterek bu pas zincirini kırdı ve Marcao ile Nelsson anlamsız uzun paslara başvurmak zorunda kaldılar.

Maçın yaklaşık olarak gökten inen tek golü kuşkusuz sahalarda sıkça karşılaştıımız bir gol değildi, lakin Galatasaray’ı geçtiğimiz yılki maç sonlarına döndürdü. Nelsson ve Marcao ikilisini maçın son anlarında Lazio baskısı görürken zeka topu Muslera’ya göndermemek için bir çaba içinde bakmak sevindirici, fakat bu uğraş eğer önümüzdeki maçlarda, sarı-kırmızılılar, rakibi sıkıntılı edecek kontratak planları üzerinde duramazsa azalacak ve yeniden kabus maç sonları yaratacaktır.

Fatih Terim’in tüm camiayı arkasında sürüklediği, gençleştirme yöntemiyle hayata geçirmeye çalıştığı 3 yıllık planlamanın huzursuz başlayacağını tahmin ediyorduk. Burada 3 önemli akıcı var. Planın kendisinin içten olup olmadığı, planı uygulayacakların buna yeteneğinin olup olmadığı ve planın dişlilerinin ne değin çalışacağı. Ben 3 kkonuda da az önce ikna olmuş değilim. Dahası Türkiye’de bu nesil planlar bir camia kültürü haline gelmezler, o yüzden de şahıslardan egemen devamlılığı konusunda da kaygılarım var. Bekleyip göreceğiz.

Yorum yapın