Geldik Norveç maçına

author

MÜSLÜM GÜLHAN

[email protected]

2021.10.08 09:24

Euro 2020 ’den sonraki sürecin çok can sıkıcı geçmesi turnuva içinde kendini fazla net ortaya koymasına karşın, hatır-gönül üzerindeki feodal ilişkiler, profesyonel alanın içine girince haliyle hiç olmayacak zamanda hiç olmayacak kararlar alınmak zorunda kalınıyor ancak o kararların çoğu da kamuoyu baskısı sayesinde alınıyor.

Şenol Güneş ’in görevden alınmasının süreci bu kurguda gelişti. Euro 2020 sürecindeki kötü gidiş sonrası yapılması gereken hamlenin zamanlaması fakat bu kadar fena olabilir. Bu dek kayda değer bir maçın öncesine gelmesi, sebep-sonuç ilişkisi bakımından kimi neyle eleştirip ya da kimi neyle öveceğiniz bir durumun oluşması olası yok. Çünkü doğru olamaz.

Hamit Altıntop ’un, kendisine bahşedilen yeni atama çerçevesinde Stefan Kuntz ’u tercih etmesi, kendi alanını idare etmek bakımından huzur sağlamakla beraber, Ulusal takımın bulunduğu etraf ve gelecek maçlar bakımından haliyle evhamlı bir bekleyişe sebep oluyor. Alt inşa çalıştırıcısı olan Kuntz ’un, hiçbir Bundesliga takımını çalıştırmadan yarışan bir kültüre sahip rekabet ortamına girmeden böyle bir göreve gelmesi sürecin işleyişinde kaygıya neden oluyor. Natürel fakat mesuliyet Hamit Altıntop ’un. Zaten açıklanan kadronun Hamit Altıntop tarafından belirlendiği çok net muhakkak oluyor ancak kimseyi tanımadan, yalnızca maçları seyrederek kadroyu bu değin kısa sürede saptamak işin doğasına aykırı.

Yardımcılarının zeka alt liglerden olması, Kuntz açısından böyle bir tahsis için yapılandırmaya çalıştığı rekabet ortamına yeni girdiğinin kanıtıdır.

Ama gel gelelim önümüzde Norveç maçı var…

Türk Ulusal takımının, Euro 2020 sürecinde kaybetmiş olduğu öz güveni tekrar kazanıp ve aynı zamanda maçı kazanıp, Dünya Kupası ’na katılma sürecini devam ettirmesi ve her iki hedefi beraber yürüterek birbirini tamamlayacak şekilde olması, maçın ne dek zor bir açılış dengesine sahip olduğunu net ortaya koyuyor.

Kuntz ’un başlangıç noktasındaki durumu, Kuntz ’un süreci yönetmesiyle ilgili kaygılara dönüşmekte olup beklentiyi flu hale sokuyor.

Maça gelirsek…

Haaland, Sörloth ve King ’in olmaması hamle etkinliği açısından Norveç adına sıkıntı yaratıyor.

Haliyle önde eğer Veton Berisha ’yı oynatmazsa Southamton ’lı Elyounoussi tek kalıyor. defalarca çift santrafor oynatan Solbakken, üç santraforunun da olmamasıyla ya orta alandan birini önde santrafora yakın oynatacak ya da tek santrafor olarak oynatıp beşli orta saha kurgusuna dönecek bir kurguyla sahaya çıkacaktır. Letonya maçında olduğu gibi 4-2-3-1 dizilişiyle çıkabilir.

Norveç takımına birliktelik yettiği için kontrollü oyunu seçim edip, kontra yakaladığı pozisyonlarda ya da ölü toplarda ancak stoperlerin boy ortalamasının az daha 1,90 olduğunu ve stoper Strandberg ’in 2 gol ile oynadığını düşünürsek, pozisyon arayarak maçı dengelemeye çalışacak.

Birinci alan ceza sahası önünde 4-5-1 set oyununu kabul ederek, orta alanda grup maçlarında 3 asistle oynayan Edagard üzerinden geçişi sağlayıp 2 gol atmış olan Elyounoussi ve arkadan 3 gol 3 asistle oynayan Thorstvedt koşularını kullanarak gol arayabilecekler. Özellikle sol bek oynayan Meling ’in çapraz olarak içeriye yaptığı toplu ve topsuz koşular, defansımız dengesiz yakalandığı taktirde pozisyon yaratabilir. Cengiz ’in sağ kanat oyununda etkin olması o kulvarda Meling ’i atak çıkışlarında dengede tutmak açısından büyük ihtimalle Hauge ’un Meling ’in önünde oynatarak Cengiz ’i kontrol aşağıda tutmaya çalışabilir.
Solbakken, diğer Avrupa takımlarının tersine, bölgesel geçiş oyunu sırasındaki format değişikliğini uygulamak yerine, kendi iradesini kullanarak ve kendi zaman belirterek format değişikliğine gidiyor.

Ön zorlama için, aralıksız olmamakla birlikte, hücum sonuçlanması sonrası veya topun muhalif takıma üçüncü bölgede geçmesi sonrası ön baskı kullandırıp, rakip takımın arkadan oyun kurmasını engelleyip, mümkünse uzun top oynamasını sağlayarak hamle dengelerini bozmaya çalışıyor. Türkiye Norveç maçının şeklini belirleyecek olan bizim oyunumuz olacaktır. Hiçbir şekilde beceremediğimiz, top bizdeyken ve top rakipteyken hangi sistematik kurgu üzerinden hareket edileceği üzerindeki belirsizlik bu maça yansırsa bezginlik devam eder. Herkesin merak ettiği biz ne oynuyoruz sorusunun cevabı sahada olacak mı?

Sistemdeki belirsizlikle beraber, bizim için en büyük sorun orta alan oyun kurgusu ve geçiş oyunundaki belirsizlik oluyordu. Genelde Hakan üzerinden geçiş kullanılmaya çalışılırken Cengiz, Yusuf ve Burak ’ın aldığı pozisyonlardaki değişkenlikler sistem bütünlüğü içinde olmadığı için, kişisel kurgu üzerinden devamlı oyun, takım için dengesizliğe ve kısır bir organizasyona ve topun yararlanma süresinin kısalığına neden oluyordu.

Diğer bir husus; Burak ’ın kapalı sıkı savunma içindeki sırtı dönük oyun yetersizliği nedeniyle aralıksız alandan çıkıp dıştan top almaya çalışması, o alan için muhalif kontrolü açısından kolaylığa niçin olup alanın kapatılmasını sağlıyor. Bu koşul Norveç için büyük fayda yaratacağından, Halil ’in arkası dönük oynama ve topu koruma ve kullanma becerisi baştan sona Burak ile çift santrafor oyunu bizim için fazla daha etkin ön oyunu sağlar.

Savunma sıkıntısındaki esas kurgu, orta alandaki arka ters kademelerdeki zamanlama hatası ve mesafe hatasından kaynaklanıyor. Alan geçiş oyununu engellemenin temel prensibi: oyun kurulurken, organizasyon bölgesi olan ikinci bölgede rakibin geçişini engelleyecek pas arasını gerçekleştirmek için, 5-6 metrelik çapraz zıt aşama prensibini yerleştirmek gerekiyor. Bilhassa Hollanda maçındaki bu zaaf oyunun Hollanda lehine geçişindeki etkili nedendi. Bu maç üzerinden Edagard ve Thorstvadt üzerinden geçiş oyununu ikinci bölgede durdurmak gerekiyor.

daima teknik direktör değişikliklerinin kısa zamanlı olumlu motivasyonu olur. Bu motivasyonu içten idare etmek, fakat antrenör donanımları üzerinden, temel prensiplerde dürüst hareket ederek, motivasyonu, maçı kazanmaya götürecek etkiyi yaratmakla olur. Aksi, benzer kayıplar devam eder.

Yorum yapın