BEŞİKTAŞ HABERLERİ – Spor yazarları Sporting-Beşiktaş maçını değerlendirdi

SİNAN VARDAR – BEŞİKTAŞ’A YAKIŞMADI!

Hoş dileklerle başladığımız Şampiyonlar Ligi maçından daha yenilgiyle ayrıldık. Beşiktaş bu kadar fena bir sınav vermemeliydi. Gece gece moralim bozuldu, keyfim kaçtı. Dünkü futbol Beşiktaş’a yakışmadı. Ilk Önce eleştirilerim teknik direktör Sergen Yalçın’a…

Sergen öğretmen; Atiba, Josef ve Mehmet Topal’la 3 ön libero ile sahaya çıkması ‘Buradan 1 puan çıkaralım’ düşüncesindeydi ama bu fazla yanlıştı. Sevgili hocam; Necip sağda yok, stoperde oynar. Lütfen Welinton’u unutalım bundan böyle! Serdar çıksın oynasın; varsın o hatalar yapsın, razıyız. İlk 15 dakikada ev sahibinin hızını kestikten sonradan Larin’le iki gol fırsatından yararlanamayınca umutlandık ama bu iki atağın arkasından art arda gelen savunma hataları Sporting’lileri bile şaşırttı.

Fazla sevdiğimiz Rıdvan Yılmaz’ın cinayet sahasında içinde yaptığı boşboğaz penaltı sonrası işlerin Beşiktaşlı futbolcuların da gardı adamakıllı düştü. Portekiz ekibi kendi sahasından fazla basit çıkarken, Beşiktaş’ın savunmadan oyun kurmaya çalıştığı her atak denemesinin Sporting tehlikesine dönüşmesi önemli sorundu. Ghezzal ve sonra oyuna giren Alex dün tekrar düş kırıklıklarıydı.

Geçen sezonki Ghezzal’den eser değil. Alex ise kesinlikle bu takımın 10 numarası yok. Kenan ise hevesli ama yetersizdi. Larin oyunda kaldığı zaman içinde takımın en iyisiydi. Geçen Günkü 90 dakikada Ersin goller yemesine karşın kötüydü diyemem. zaman zaman bir ara stoper gibi oynadı ve karşı taraf takımın 4-5 pozisyonunu engelledi. Bu da Beşiktaş’ın ne kadar kötü oynadığının resmidir.

Sporting oyuncu yetiştirip satan ve pek yaşamını sürdüren bazı. Rosier’i fazla beğenmediler biz hayran kaldık ve sadece bu aktarma için bizden 6.5 milyon euro kazandılar. Geçen sezon kazanan olan ve özverisine hayran olduğumuz takımdaki düşüş hepimizi şaşkına çeviriyor. Beşiktaş’ta işler iyi gitmiyor. Ümraniye’de neler yaşanıyor bilemiyorum lakin sinyaller iyi yok…

Çok pozitif kusur bulmak istemiyorum çünkü olaya sadece Beşiktaş acısından bakarsak kusur etmiş oluruz. Futbolumuz dibe çöktü. Renkleri bir kenara bırakıp bir şeyler yapmalıyız.

TURGAY DEMİR – AFİYET OLSUN

Şampiyonlar Ligi’ni bir yandan bırakın, izlediğimiz en banal Avrupa maçında deha takımlar bize kadar ışık hızıyla oynuyor. Havamızdan mı, suyumuzdan mı bilmem, bizdeki yabancılar da ligimize adım atar atmaz ağır aksak paslaşmalara alışıyorlar. Topuk pasıyla üç kişiyi ekarte etme şansı olan bir oyuncumuz bunu gerçekleştirmek yerine kendi etrafında dönüyor. Bir uzun topla arkadaşını pozisyona sokma şansı varken korkudan yanındakine veriyor topu…

Sporting bile karşımızda Barça, Real veya PSG gibi rahattı… Biz alan savunurken, onlar kanatlardan oyuncu kaçırdılar, biz adam adama savunurken, geriden çıkıp savunma arkasına sarktılar. Kolay ama hızlı oynadılar hepsi bu. Onlar gol atarken bile sıcacık, biz taç atarken bile panik halindeyiz. Böyle bir fark var aramızda.

Sporting’e maçın başında iki net pozisyon verdik, biri direkten döndü, diğerini Ersin kurtardı, bizim pozisyonların ikisinde de Larin panik halinde fena vuruş yaptı. Kafa kağıdına bakarsan yabancı fakat vuruşuna bakarsan bizden! El oğlu şut zamanı şut atıyor, pas zamanı pas. Biz şut atacakken pasa dönüp, pas atacakken top kaptırıyoruz. Bildiğin Arapsaçı yani…

Kendimizi kandırmayalım, 86 yabancıyla oynasak ligimizin ritmi değişmedikçe Avrupa’daki kaderimiz de değişmeyecektir. O nedenle yıllardır, köy takımları karşı bile hüsranlar yaşadık. Tromsö, Östersunds, Karpaty Lviv, Valerenga, Videoton, Sigma Olomouc, Young Boys, Vardar… Daha saymaya lüzum var mı? Adamlar futbol oynuyor, biz diğer bir şey. Bütün hikaye bu. Öyleyse boş verelim Avrupa’yı dönelim ligimize, yiyelim birbirimizi! Hepimize afiyet olsun!

Yorum yapın