Av Burak Alcan: Kulüplerimizin önümüzdeki asırlara taşınması için önemli bir düzenleme

Spor Yasası’nın kanunlaşması merakla beklenirken bir taraftan da bilinmeyen detaylar spor kamuoyu tarafından araştırılıyor. Yeni yapılacak “Spor Yasası” kulüpleri nasıl etkileyecek? Avrupa’daki örnekleri nasıl? Av. Burak Alcan merak edilen bu konunun detaylarını Fanatik için kaleme aldı.

Bilindiği üzere özellikle dört büyük kulüpte ve nispeten diğer kulüplerimizde neredeyse her sene yıllık gelirlerini aşar mahiyette bir gider tablosuyla karşılaşılmaktadır. Türkiye’de şampiyon olup Avrupa’da Şampiyonlar Ligi’nde başarı gösterip gelirlerini artırabilenler hariç, Ligdeki diğer kulüpler önemli bir gelirden mahrum kalıp ekonomik sıkıntılar yaşamaktadırlar. Türkiye’de her sene en fazla iki takım Şampiyonlar Ligi’ne katılmaktadır. Bunların yanında Türkiye’de şampiyon olamayan ve şampiyonlar ligine katılamayan kulüplerimizin gelirlerinin oldukça düştüğü ve bunun giderlerle kıyaslanınca, büyük mali sorunları ortaya çıkardığını görmekteyiz. Nitekim Kamuoyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamalara göre 31 Mayıs 2021 itibarıyla 4 kulübün toplam borcu 17,38 milyar liraya ulaştı. Türkiye’de şampiyonluk ve Avrupa’da büyük başarılar isteyen kulüpler kadro kurarken büyük hedefler ile harcamalar yapıyor, sonuç olarak bir takım şampiyon oluyor ve bu gelirlerden faydalanıyor.

“Kendi döneminden sorumluluk”

Son zamanlarda kamuoyuna yansıyan yeni spor yasası taslağı gündeme gelmektedir. Bu yasal düzenleme öncelikle yöneticilerin oy kaygısı ve taraftar baskısı sebebiyle kulüpleri büyük ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya bırakması eleştirisiyle gündeme gelmiştir. Söz konusu taslak yıllardır tartışılan, başkanların ve yöneticilerin gelecek seneler için sporculara, antrenörlere, bankalara karşı kulübü borç altına sokmaları ve kişisel sorumlulukları doğmadan görevden ayrılmaları uygulamasını ortadan kaldırmak ve “kendi döneminden sorumluluk” anlayışını getirmektedir. Bu konuda Trabzonspor ’un 2018 yılında getirdiği bir uygulama da mevcuttur. Buna göre yöneticiler, %10’u aşan bütçe dışı borçlanma durumunda Genel Kurul kararına ihtiyaç duyuyor ve usule aykırılık durumunda bütçe dışı tüm borçlanmadan sorumlu hale geliyor.

Ticaret Kanunu’na Göre Değerlendirilmesi;

Mevcut düzende büyük kulüpler başta olmak üzere önemli sayıda kulüp özellikle futbol faaliyetlerini hâlihazırda kurdukları şirketlere devretmiş durumda. Anonim şirketlerin yönetim kurulunun hukuki anlamda şirkete ve ortaklara karşı sorumluluğu farklı durumlara göre değişkenlik gösteriyor. Yöneticilerin kusurları ile verdikleri bazı zararların (özellikle haksız fiilin) tazmininde yöneticilerin birinci derecede kişisel sorumluluğuna gidilirken birden fazla yöneticinin sorumluluğu söz konusu ise TTK 557 gereği “farklılaştırılmış teselsül” ilkesiyle tüm yöneticiler müteselsilen sorumlu olabilmektedir. Bazı zararlarda (özellikle kusurun ispatlanamadığı hallerde) ise sorumlulukları sınırlandırılmıştır. Tüm bunlarla birlikte Genel Kurul, alacağı ibra kararı ile Yöneticilerin herhangi bir sorumlulukları olmadığını beyan ederek zararın yöneticilerce tazmin edilmesine engel olabilmektedir. Yeni düzenlemede, Ticaret Kanunu ile uyumlu olacak şekilde yöneticilerin sorumluluklarının artırılması diğer yandan şirketlerin mali anlamda daha profesyonel yönetilmesi söz konusu olacaktır.

Avrupa’daki Örnekleri;

Kabul etmek gerekir ki günümüzde spor kulüpleri -özellikle büyük kulüpler- mevcut ekonomik kapasiteleri ile bacasız bir sanayi konumundadırlar. Avrupa’da; Fransa ve İngiltere’de belirgin olarak kulüp şirketlerinin çok büyük ekonomilerle holding biçimindeki yönetimini görmekteyiz. Ancak İtalya ve İspanya’da ise kulüpler halen özel hukuk tüzel kişiliği şeklinde dernek olarak faaliyet göstermektedir. Peki yeni dönemde Türk kulüplerinin de İngiltere ve Fransa’daki gibi sahipleri olacak mı? Bu soruyu cevaplamak için öncelikle tasarı metninin oluşması beklenmelidir. Ancak Türk sporseverlerin kulüplerini sahiplenişi, kâr amacı gütmeden duydukları bağlılık bu uygulamanın ülkemize uygun olmadığına işarettir. Hâlihazırda mevzuat gereği şirketlerin çoğunluk hisseleri kulüplerin (derneklerin) elinde ve ancak geri kalan hisseler halka arz edilebilmektedir.

Netice itibariyle gerek Türk Ticaret Kanunu’ndaki yasal düzenlemeler gerek artan faizler ve katlanan borç yükü ile pandemi sürecinde gelirlerin azalması sebebiyle düzenlenmekte olan taslağın, ekonomik yönden yönetimlere sınırlamalar getirmesini oldukça makul bulmakla beraber kulüplerimizin önümüzdeki asırlara taşınması için dönemindeki gelirleri aşan giderlerden sorumlu olmalarının faydalı ve zaruri bir düzenleme olduğu kanaatindeyim.

Yazının Kaynağı :  Fanatik

Yorum yapın